Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bireye Methiye

İnsan ne için yaşar?
Haz için mi, mutlu olmak için mi, iyi hissetmek için mi, güç elde etmek için mi, istediği şeylere sahip olmak için mi?
Hayır. İnsan haysiyeti, karakteri uğrunda yaşar.
Nihai haz, geriye dönüp eskittiğin yıllara baktığında "Hamdolsun, ne yaptıysam kişiliğimle tutarlılık içinde yaptım, pişman değilim." demektedir.
Nihai haz, içindeki ahlak yasasına bağlı kalmakta, gökyüzündeki ışıl ışıl parıldayan yıldızlar misali istikbaline bu nizam dahilinde ilerlemekte yatar.
Pusulası doğru olan mahluk, doğru hedefe doğru istikamette ulaşır.
İnsan hiçbir zaman gelip geçici olan günlük hazlara aldanmamalı, bunları hayat gayesi addetme gafletine düşmemelidir. Pek tabii bedensel ve entelektüel haz kaynaklarından muntazaman yararlanmalı; mesele bundan ziyade "hedon"a tapmakla alakalıdır.
Beşeri beşer yapan, teşekkül ettiği nizamdır. Toplumsal açıdan baktığımızda bu düzen kendini en iyi devlet müessesesinde gösterir. Keza din kurumu da esasında düzen üzerine bina…

Rezalet

"Mutualist bir ilişki mi günahla aramızdaki? Yoksa parazit mi? İyiliğe kötülük kadar yakın mı insan? Yoksa hayatında dengesizlik mi hakim? Haz neden büyük oranda günahlarda gizli?" gibi sorularla muhatap olurken Ramazan'ın ortasında içimdeki soğuk savaşın kızışmasının verdiği huzursuzlukla yine buralarda buldum kendimi. Bu huzurlu atmosfer içerisinde utilitarizm çerçevesindeki eylemleri ile insan maneviyatını yüceltmenin peşinde koşarken kendini bataklığa saplanmış halde buluyor. Kaçtığı şeyden ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın kendini o şeye o kadar yakın hissediyor. Neden?
Bir hal ki bu içini tırnaklıyor insanın. Yoksunluğun içerisinde varlığı göremediğinde zuhur ediyor. Nefis titriyor, Şeytan titriyor ve nihayetinde insan da titriyor bu yoksunluk sebebiyle. Cezbedilememiş ruhlar muzdarip bunlardan. Üzerine çökmüş bir moloz yığını ve kara bulutlar ile cebelleşirken çarpık bacakları, köhnemiş bağları ve kumdan kaidesiyle hiçbir güçlüğe mukavemet gösteremiyor, gösterme kay…

Müsvedde

Yaşamak... Nasıl? Zaman... İzafiyet?
Boşluk...
Aslında her zaman ortada olan, lakin her zaman görülmeyen hakikat. Düşünceler ve her şeyin her şeye rağmen devam etmesi.
İnsan nedir, ne için yaşar, nasıl yaşamalı?
Zamanın durdurulamaz akışı... Verimli geçirip geçirmemek sana kalmış. Peki neye göre verimli?
Mutlak doğru var mıdır? Objektivite aslında genelleşmiş subjektiviteden ibaret değil mi? Her insan ayrı bir dünyadır.
Leviathan'a teslimiyet... Şartlı kabullenimler. Toplum? Bireyi yok eden yapay teşekkül. Toplumsuz yaşam? İmkansız.
Akıl... Sözüm ona insanın güvenebileceği tek şey. Bu karmaşıklığa, keşmekeşe son verebiliyor mu? Hayır.
Denge, homeostasi. Kararında olma, radikalize olmama.
Olmak, lakin hakikatte olmamak.
Olmamış bir yazı.